Gülsüm Güral Müzesi Eğitim

Müzeler, özellikle ilk ve orta öğretim öğrencilerinin anlama, yerinde görme ve hayal gücünü tetikleme gibi “eğitim” anlamında önemli görevleri vardır. Bu nedenle sadece koleksiyonların meraklısıyla buluştuğu alanlar değildirler.

Her şeyden önce müzeler, eğitim ve öğretimde yaşayarak öğrenme ilkesinin gerçekleşmesine uygun bir ortam sunar. Bu ortamlarda yaşayarak ve gözleyerek öğrenme gerçekleşeceği için öğrencilerin motivasyonu canlı tutulmuş olur. Dolayısıyla edinilen bilgiler daha kalıcıdır.

Müzeler, çocukların kendileri için neyin önemli olduğu konusunda düşünme fırsatı sunar. Böylece, eleştirel düşünme becerisi de kazanırlar. Çocuklar, bir müzeyi gezerken stil, konu ve teknik açıdan farklı sanat eserleriyle karşılaşırlar ve kıyaslama becerisine sahip olurlar.

Müze ortamı; çocukların alternatif öğrenme yolları ile tanışmasına, gözlem, mantık, yaratıcılık, hayal gücü ve beğeni duygusunun oluşmasına ve gelişmesine katkıda bulunur. Çocuklar, müze ziyaretlerinde ait oldukları kültürü öğrenir, farklı kültürleri tanırlar.

Müzede verilen eğitim kişinin estetik duyarlılığının gelişmesinde, yaşanan anın, geçmişin ve geleceğin açıklanmasında, yorumlanmasında, toplumsal değişimlerin yönlendirilmesinde önemli bir yere sahiptir.

Müzelerin şehirlere ve ülkelere kazandırdığı entelektüel birikim ve sorumluluğun yanı sıra turizm potansiyelleri ile ekonomiye de önemli katkılar sağladığı unutulmamalıdır.

Müzeler, toplumu eğiten eğitim kurumlarıdır.

Gülsüm GÜRAL
NG Eğitim Vakfı Başkanı